Bilinçaltına iniş meditasyonu
Meditasyon, iç huzuru yakalamanızı ve öz varlığınıza ulaşmanızı sağlayan bilinçli bir odaklanma yöntemidir. Ritüellerinizde ve diğer çalışma alanlarınızda başarıyı elde etmenin en temel yolu, içinizdeki gücü tanımanız, kendinizi olduğunuz gibi kabullenmeniz ve var olan pozitif yönlerinizi daima geliştirmeyi çabalamaktan geçer. Siz olumsuz yanlarınızdan ne kadar arınırsanız, bütüne; var olan tek güce o kadar yaklaşırsınız.
Meditasyon size bu konuda yardımcı olacaktır ve bundan ötesi; kendinizde rahatsız olduğunuz noktalar var da kaynağını bulamıyorsanız, meditasyon bu olumsuz yönünüzü ortaya çıkaracak en etkili yöntemdir.
Meditasyonun özünde şekil ve kural yoktur. Siz kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız, o şekilde oturursunuz, nasıl daha iyi konsantre oluyorsanız, o şekilde odaklanırsınız. Yine de bu konuda hiçbir fikriniz yok da ilgi duyuyorsanız, ama nasıl başlayacağınız konusunda da kafanız bir o kadar karışıksa, size ilham olmak için kendi yöntemimden bahsedeceğim. Zamanlaması dışında her şeyi kendinize göre değiştirebilir ya da komple aynısını uygulayabilirsiniz:
ZAMANI: Karanlık aydan küçülen aya.Gece, uyumadan evvel.
Sırt üstü yatağınıza uzanın. Bir ametist taşınız var ise, bunu önce elinizde ısıtın sonra alnınıza koyun. Gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alıp verin. Aldığınız nefes burnunuzdan nasıl içeri girip akciğerinize kadar gittiğini hayal edin. İkinci nefesten itibaren bütün düşüncelerinizi bloke edin,hiç bir şey düşünmemeye gayret edin. Bulunduğunuz odanın içindeki havanın altınımsı bir ışık olduğunu hayal edin. Bu ışığın ılık ve saf sevgiden oluştuğunu düşünün. Her aldığınız nefeste bu altınımsı ılık sevgi ışığını içinize çektiğinizi hayal edin. İçinizde, her hücrenize kadar ulaştığını ve göğüs kafesinizde nasıl kümelenip her nefesinizde daha da parlaklaştığını göz önünüze getirin. Buna karşılık verdiğiniz her nefesin karanlık ve kirli olduğunu düşünün. Her aldığınız nefeste ‘Pozitif gücü içime çekiyorum.’ deyip, her verdiğiniz nefeste: ‘Tüm negatifliği içimden atıyorum.’ deyin.
Bunu tam 9 kere tekrarlayın. 10. nefesten itibaren içinizin tümüyle ışıkla dolduğunu düşünün. Gözünüzün önüne bir orman getirin, yerlerin tümüyle yaprak, toprak, dal ve otlarla örtülü olduğu; ağaçların gökyüzüne kadar uzandığı hafif sisli ama gün ışığının ısrarla arasından geçmeyi başardığı bir orman. (siz bunu bir deniz kenarı ya da kırlık bir alan olarak da hayal edebilirsiniz elbette) Çevrenize bakının, detaylara dikkat edin. Şimdi yere bakın, yalın ayak olarak bastığınız toprağın ıslaklığını ve sertliğini hissedin. Hafif esen rüzgârı hissedin ve yaprakların hışırtısına kulak verin. Yeterince konsantre olup bunları göz önüne getirmeyi başardıysanız, ayaklarınıza bakarak adım atmaya başlayın. Sizden yaklaşık 20 metre ileride bir çukur olduğunu düşünün ve oraya doğru gidin. Çukurun başına geldiğinizde, bunun bir çukur olmadığını, aşağı doğru inen bir merdiven olduğunu ve merdivenin sonunda, aşağıda, sağ tarafta gri demir bir kapı olduğunu düşünün. Kaç yaşındaysanız, basamakların da o kadar basamak olduğunu düşünün. Durduğunuz eşik, sizin şu anki yaşınız. Ayaklarınıza bakın. Onların nasıl çamurladığını görün. Merdivenden inmeye başlayın. Sağ ayağınızla ilk adımı atın sol ayağınızı yanına koyun. Tıpkı merdiven inmeyi yeni öğrenen küçük bir çocuk gibi. Her indiğiniz basamakta yaşınızdan geriye doğru sayın. Örn. 25 yaşındıysanız, indiğiniz ilk basamakta ‘24’ deyin, sonraki indiğiniz basamakta ‘23’ deyin. Herhangi bir basamakta gözünüzün önüne flaş patlaması gibi bir anı gelirse, olduğunuz yerde durun ve anınızı izlemeye koyulun. Sizde bir iz bırakmadığının kanaatine vardıysanız merdiveni inmeye devam edin.
Kapıya ulaştığınızda elinizi görün, o ağır, hantal, gri kapıya dokunun. Soğukluğunu hissedin. Kapı kolunu kavrayın ve onu açın. İçerisinin darmadağın karanlık ve ıslak depovari bir yer olduğunu düşünün. Koliler varsa onları düzeltin, içlerine bakmayı ihmal etmeyin. Islaklığı hemen yanı başınızda duran bir paspas ve kovayla temizlemeye koyulun. Tezgâh veya dolaplar varsa hepsinin içine bakın. Yapabileceğiniz en mükemmel temizliği yapın. Gözünün önünde bir hatıra canlandığı vakit durun izleyin.
İşiniz bittiğinde etrafa bakın, kirli ya da dağınık bir yer varsa düzeltin ve kapıyı kapatın.
Bu teknikle bilinçaltınıza inmiş ve orayı düzenlemiş olursunuz. Bunu her karanlık aydan küçülen aya doğru yaparsanız, iç dengenizi oturtmuş olursunuz. Olurda uyuyakalırsanız, sorun değildir; ilerleyebildiğiniz kadarıyla bile olumlu sonuçlar alacaksınızdır.
Eğer sonuna kadar uyumamayı başardıysanız, ametist taşınızı başınızdan alıp yastığınızın altına koyup uyuyun. Ertesi gün taşınızı bol su altında yıkayın.
0 yorum:
Yorum Gönder